Son birkaç asırdan beri batıda yapılan tetkikler neticesinde araştırmalar
sonunda
Hayaletler le ilgili bilgiler toplanabilmiştir. Ancak
ciddiaraştırmalar sadece İngiltere de Amerika da ve Fransa da ki saygın Paranormal
dernekler tarafından yürütülmüş ve belli neticeler elde edilmiştir.
Halk arasında
Hayalet mevzuu geçince ya çok büyük bir paniğe sebep olmakta ve
yahut da gülüşmeler ve hafife almalara Ancak bizce bu çok yanlış bir tutum zira
insanoğlu anlamadığı şeyler karşısında ya çok bariz bir aldırmama tavrı alıyor
veya korkusunu gizlemek için böyle bir fikri ret edip tanımıyor.
Halbuki Parapsikoloji Bilim adamlarının düşüncelerine göre “ rüyalarımızda
gördüklerimizden çok daha fazla şey gök de ve yerde dünyamızda oluşmaktadır.
Bilimsel kesime göre Hayaletler ve buna benzer Paranormal hadiseler ve
varlıklar hakikate mevcutturlar mühim olan bu gibi hadiselere tanımlayabilmek .
İlk Önce Hayalet mefhumunun tarifin yapmak gerekir
Hayalet Nedir ? :Ansiklopediler
Hayaleti vücudunda ayrı olarak yaşayan bir varlık veya ölmüş bir insanın ruhu
diye tanımlar.
Fakat bu tarifi bilimsel olarak kabul etmek zordur zira bu tanımlamaya karşın
yaşayan insanların görüntüleri de görülmesi çok Sıkı olmaktadır.
Prof. Frederic W.H. Myers Hayaletler üzerinde Stanford Üniversitesinde
araştırmalar yapan ekibin başı uzun seneler süren araştırmalar ve incelenen
yüzlerce görüntü ve görgü şahidi ifadeleri neticesinde Hayaleti şöyle
tanımlamaktadır.
Hayalet Şahsi bir Enerjinin kalıcı olan bir görüntüsüdür. Bu bir canlılnın ve
ya bir ölününde olabilir.
1889 da Londra da ki dünyaca meşhur S.P.R. Söciete Britanique pour la Recherche
Psychique ( Londra Psişik Araştırmalar Cemiyeti ) Kurucularından olan yukarıda
ismi geçen Prof. Myers çok geniş kapsamlı bir anket başlattı.
Soru şöyleydi . “ Siz tamamıyla uyanık olduğunuz bir zaman da etrafınızda net
bir şekilde bir canlı veya bir nesne gördüğünüzü veya öyle bir şey tarafından
dokunulduğunuzu, veya nereden geldiği belli olamayan bir ses işittiğiniz hissine
kapıldığınız ve bunun etrafınızdaki fiziksel bir şeyden gelmediğini düşündünüz
mü ? “
17 000 insan üzerinde yapılan bu anket de verilen cevapların % 10 u evet hem de
gayet emin olarak diye cevap vermişlerdir.
Ayrıca daha büyük insan kütlesi üzerinde Amerika da tekrar edilen bu anket
araştırma % 21 e yakın müspet cevaplanmıştır.
Bu anketin ikinci sorusu ise eğer cevabınız evetse
gördüğünüz hayali bize detaylı olarak anlata bilir misiniz ?
BU cevaplar gayet detaylı olarak taranmış ve 1700 kişi arasında 800 kişi
seçilerek onlarla birebir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmeler sonunda bu 800
kişiden 650 kişinin anlattıkları şüphe götürmez şeklide doğru olduğu inancına
varılmıştır.
Bu incelemelerin hapsi S.P.R cemiyetinin her biri birer bilim adamı olan en
ciddi ve tanınmış azaları tarafından son derece ince eleyip sıkı dokunarak
yapılmıştır. Neticede bu 650 olay güzelce kaleme alınıp bilimsel bir yayın
olarak kitap şekline basılmıştır. İki cilt Halinde : Apparitions of thé living
and Human personality and its survival of physical death
( Canlı insanın fizik ölümünden sonra canlı gibi görünmesi ) Birinci Cilte
Ölümünden sonra12 saat içinde görünmüş insanların olayından da misaller vardı.
Buna bilim Dünyası öteki aleme intikal etmekte olan ölünün düşünceleri ve görüntüsünün
son bir kere daha yakınlarına görünmek üzere gecikmesi sebep olabilir diye bir
çözüm getirmişleridir. Ancak bu çözümde İnsanın ölümünden sonra geçici bir
zaman daha canlı gibi tepki verdiği iddiasını ispatı olmaktadır.
Para psikologların çoğu insanın düşüncelerini uzak mesafelere nakledebileceği
özelliğine sahip olduğunun inancındadırlar Bu nakil sırasında düşüncelerin
içinde resim ve grafiklerin de nakil oluna bilineceği kabul edilmiştir.
Parapsikoloji Uzmanlarına göre İnsanın düşünce ile uzaklarda başka bir insana
bilgi ve resim iletebilmesi ( Telepati) de bir tür Hayaletler gibi
görüntünün Teleportation denen ve vücut dışı astral yolculukları ile
bütünleşebilir.
Astral Seyahat ( out Of Body ) dediğimiz insanın sanal olarak bir yerdeyken
başka bir yerlere gitmesi ve orada hem görülmesi hem de orayı görmesidir.
Bu
görünmeler muhtelif şekil ve sebepler de olmaktadır .
1-Bazısı ölümden 12saat geçmeden yani kati ölüm gerçekleşmeden insansın ruhu ve
düşünceleri daha dünyayla öteki alem arasındaki geçiş sürecini yaşarken
olanlar.
2-Bazısı ölümden epey sonra ve belli bir sebeple olanlar bunlar telepatik
iletişim sayılamaz .
a- Tanıdığı bir insana mesaj vermek için
b- Tanımadığı bir insanla görüşüp ondan bir yardım veya başka bir şey istemek
için.
c- Çağrı üzerine ( ruhun yardımı ile ismen istenerek ) gitmek
d- Bazı görünmeler görünen ile gören arasında hiçbir tanışma bağı olmadan
sadece aradaki bazı hadiselerin o iki
insanı hayatta bir araya getirmiş olanlar.
İnsanlar bu görüntüleri değişik şart mekan ve zamanlarda görüyorlardı ama
devamlı olarak görüyorlardı. Bu ısrarlı görünme ölmüş olan şahsın göründüğü
şahıstan bir şey istemesi sebebiyle oluşmakta bu mesele ve istenen şey hal
olunca görünmeler gittikçe seyrekleşip bitiyordu. Mesela bir cinayete kurban
giden şahıs yakın bir akrabasına devamlı görünerek aralarında bir iletişim
kurmağa çalışır ve kurulan bu iletişim sayesinde katilini ve öldürülüş şeklini
izah edip o katilin yakalanmasından sonra gittikçe seyrekleşen görünmeler
sonunda bu birliktelik son bulur.
Veya ölen için çok mühim olan bir sebep yüzünden canlı birisiyle iletişim
kurması ve bu problemini aktarıp hal etmesi gerekiyorsa görüntüler de bu yüzden
meydana geliyorsa o zaman bu ölümün ardında bir hayatın olduğunun delildir,diye
inanmaktadır .
Bu araştırmaya iştirak eden bilim adamları her inanışa ait uzmanlardan kurulu
bir ekibi teşkil ediyorlardı. Yüzlerce vakayı gayet dikkatli ve tarafsız bir
şekilde inceden inceye araştırmaları neticesinde hadiselerin şahitlerini
ifadeleri ve çekilmiş muhtelif fotoğrafları da gördükten sonra bu hadiselerin
hakikaten olduğuna karar vermişler dir. Fakat bu güne kadar da
Bunun neden ve nasıl olduğuna dair bütün bilim adamlarının hem fikir oldukları
bir açıklama yoktur. Bu olatylar hakkında değişik çözümler önerilmiş ancak tam
bir mutabakat sağlanamamıştır. Fakat en mühimi hiç bir bilim adamı bu
hadiselerin sahte veya olmamış olarak kabul etmemekte hepsi de bu vakaların
olmuş hadiseler olduğunda aynı fikirdedirler .
Halen muamma olan sorular vardır.
1-Bunlar nedir ?
2- Hangi şartlarda görünmektedirler ?
3- Hayaletler neden yapılmışlar dır ?
1- Bunlar Nedir ?
1908 de Fizik alimi Sır Oliver Lodge bu hayalet görünmelerinin “ çok eski
trajedilerin hayali görüntüleri “ olduklarını ileri sürdü. Hakikaten de dikkat
edilirse Hayaletlerin göründüğü yerler genellikle eski Şato lar ki buralarda
çok eski tarihlerde bazı Cinayetler işlenmiş veya sonu kötü bitmiş aşklar
yaşanmış yerlerdi. Zaten görünen Hayaletinde bu tip olayların çoğu zaman ya
maktulü veya acımasız katili olmaktaydı. Bunu neticesi ani ve üzücü bir hadise
( kaza , öldürülme, intihar ) sonucu ölmüş insanlar ölümlerinden sonra
istirahata çekilip münzevi ve rahat bir öteki alem devresi geçirememekte ve bu
dünya ile bütün bağlarını koparamamaktadırlar. Ya intikam hissi ya karşılıksız
kalan bir sevginin özlemi veya çekilen işkencelerin onda bıraktığı huzursuzluk
ve beklentiler bu ölülerin öteki aleme yapmaları gereken yolculuğa bir geçici
zaman için mani oluyor. Bu mani ya aradaki sebep hal oluncaya kadar devam
ediyor veya asırlar boyu ölünün hayalinin iki taraf arasında sıkışmış olarak
var olmasına sebep oluyor.
2- Hangi şartlarda
görünmektedirler ?
Hayaletler “
hakikiye “ benzerler fakat hareketleri uykuda yürüyenler gibi
biraz titrek olur bazen şeffaf olurlar kapalı kapılardan ve duvarlardan hiçbir
mani olmadan geçerler, yürürken yerden birkaç santimetre yukarıdan kayar gibi
sesiz ve bacak hareketi olmadan ilerlerler. Bir insanla karşılaştıkları zaman
hiçbir tepki vermeden yanlarından geçip giderler.
Göründükleri anda onların bulunduğu mekanda buz gibi bir esinti olur ve üşüme
hissi doğar insanda. Sık olarak ta çürük yumurta veya kükürt kokusuna benzer
bir koku hissedilir. Aynı koku eski bir mezar açıldığında da yayılmakta. Bir
hayalete dokunduğunuzda çok kuvvetli bir soğuk hissedersiniz o derece soğuk ki
sanki bir yanık gibi iz bırakır. Hayvanlar bilhassa
Köpekler bir hayalet görünce büyük bir korku ve panik duyarlar ve saldırı
durumuna geçerler.
Eski inanışlara göre hayaletler iki familya meydana getirirlerdi birisi bugünkü
hayalet resmine uygun yani şekilsiz ve son derece uçucu ( etheré) seyyal ve
beyaz giyinmiş ki genelde bu ölünün sarıldığı kefeni simgeler. Diğeri de ölen
insana tıpatıp benzeyen ve bilenlerin hemen onu tanıyacakları bir hayalet. Bu
ikinci familyadan olanlar uykuda rüyada görünürler ve tanıdıklarına
kendilerinin ölmüş olduğunu bildirirler. Onların görüntüsü canlı olduklarının
aynısıdır sadece göründükleri zaman ölüm halindeki şekliyle gözükürler. Boğulup
ölenler ıslak elbiseler içinde şişmiş bir vücutla, yananlar alevler içinde bir
kazayla ölenler o kaza anındaki durumları ile. Buna karşın yataklarında rahat
bir şekilde ölenler ise gayet huzur verici bir halde görünürler. Öldürülenler
genel de onları öldürenlerin isimlerini bildirirler ve göründükleri kimseden
intikam almasını isterler.Bu sebebten
Hayaletlerle karşılaşmak çoğu zaman unutulmaz bir deneyim olur
Hatta öldürüldükleri yeri de söylerler ki onların cesetlerini bulup gömsünler
diye. Bu onların rahat bir öteki hayat geçirmeleri için elzemdir. Hatta çok
kere ölen ebeveynlerin çocuklarına veda için göründükleri ve onlarla
vedalaştıkları tespit edilmiştir. Aile den biri ölünce diğer eşe veda için
gözükür veda ettikten sonrada ancak çok seyrek olarak oda yardım etmek , yol
göstermek veya yanlış bir şey yapmışlarsa onlara kızmak için görünürler.
Çağrılmadan gelen ruhlar ı bu türlerden sayabiliriz.
Bazı Hayaletler tanınmaz zira ölümleri çok eski zamanlara
dayanmaktadır. Onlar hiçbir gayesiz şekilde ortalıkta gezinirler. Mutlu
değildirler zira ya gömüldükleri mezarları yoktur , ya bir cinayete kurban
gitmişlerdir fakat katilleri yakalanmamıştır. Ve yaptıkları hatalardan dolayı
cezalarını çekmemişleridir. Ani bir ölümle ölenler ise kendilerini daha
toparlayamamışlar ve bu yeni hayata alışamamışlardır. Bunlar huzurlu ölüler
değillerdir. Bu yüzden de iki taraf arasında sıkışmış bir halde amaçsız olarak
ve büyük acılar çekerek boş boş gezinirler , onlar aslında rahatta ermek için
canlılardan yardım talep etmek istemektedirler ancak nasıl iletişim kurmak
gerektiğini bilmediklerinden bu sorunlarını hal edememektedirler. Bunlarla
temasa geçmekte çok zordur zira bunlar o kadar kendi meselelerinle
alakalıdırlar insanların farkında bile olmazlar ve bir temas kuramazlar bunlara
sağır hayaletler denmektedir.
Ancak bu tip
hayaletlerle uzun zaman ilgi göstererek ve onların itimadını kazanarak temas
kurulabilmiş ve onlara yardımcı olup huzura kavuşmaları sağlanmıştır, bazı
vakalarda.
İtalyan Parapsikolog Ernesto Bozzano ( 1862 – 1943 ) bilimsel Spritizmin ünlü
isimlerinden ve kurucularından, Hayaletler Hakkında onların beyaz
kefenlere sarılı görüntüleri olduğu bilgisi yanlıştır, Hayaletler çoğu zaman
hayata iken giydikleri elbiseler içinde ve hakiki canlı bir insandan ayrılmaz
derece benzer şekillerde görünürler. Bazen doğrudan doğruya gözükürler fakat
çoğu zaman şeffaf bir şekil bürünürler veya insan şeklinde gölgeler gibi
görünürler. Çoğu görüntüleri bulut gibi aniden yok olmakta veya gözünüzün
önünde hiçbir müşküle karşılaşmayıp kapalı bir kapı veya duvarın içinden
geçerek yok olurlar.
Yürürken yerden çok az yüksekte kayar gibi giderler ve görünmeye başladılar mı
uzun seneler boyunca sık aralıklarla aynı yerde Görünürler. Bazen de
görünmeleri çok kısa bir zaman zarfında olup sonra kaybolurlar.
Hayalet fotoğrafçılığı bunları kayıt altına almak için halen geliştirilen bir daldır.
Hayalet Çeşitleri :
Parlayan Hayaletler : Bunlar
Dini kişilerin hayaletleridir. Göründüklerinde etrafları bir ışık ile
çerçevelenmiş olur bu ışık
Yarı parlak ve soğuk bir ışıktır. Bazen çok net bazen de hafif puslu bit
görüntü verirler.
Sübjektif Hayaletler
: Bu tip Hayaletler Şahsa mahsus tek bir insana görünen ve onun
düşüncelerinde canlanan resimlerdir.
Bunun genel anlam da diğer hayalet tanımlamaları ile ilgisi yoktur sadece iç
benlikte gelişirler ve tek kişiye ait hayaller de denebilir. Bu bilhassa küçük
çocuklar da oluşur ve onların “ görünmeyen arkadaşlarıdır. “ Bilhassa hissi ve
muhayyellileri Kuvvetli küçük çocuklarda görülür.ayrıca bazı medyumlar
Ektoplazma ile bunları görünür kıldıklarını söylkemektedir.
Objektif Hayaletler :
Bir çok kişi tarafından ayrı ayrı veya toplu haldeyken görülürler bu onların
hakiki olduklarının delilidir. Üstelik toplu halde orada bulunanları muhtelif
şekilde etkileyebilirler. Onlar göründükleri zaman ortaya bir “ burada
olduklarını hissi “ dağılır. Yani o tarafa bakmıyor olsanız bile orda
göründükleri anda sizde bir his onların bulunduğu tarafa dönüp bakmanızı
sağlayan “ présance “ var olma hissi meydana gelir. Size yaklaşacak olursa
üzerinizden buz gibi bir rüzgarın geçtiğini hissedersiniz. Onların en belirgin
karakteri insanların bulunduğu bir ortamda göründükleri zaman sanki kimse
yokmuş gibi hiçbir şeyle ilgilenmeyip yollarına kayar gibi giderek
uzaklaşmalarıdır. Onların hareketleri içinde bulundukları mekandan ve orada
olanlardan tamamen kopuk olarak sanki onları hiç görmüyor veya algılamıyorlar
gibi kendilerince karar verdiklerini işlerini veya gayesiz olarak mekanın
içindeki gezintilerine devam ederler. Kapalı kapıları açarak veya içinden
geçerek odalarda boş boş dolaşırlar sanki bir uyurgezerlik etkisi
altındadırlar. Japon inançlarındaki
Yurei hayaletlerini buna örnek verebiliriz
Tabi ki bu genel bir kaide değildir seyrek te olsa bazı hayaletler ise sanki
yapmaları gereken işi daha evvel den kara vermişler gibi bir insanla
karşılaşınca onlarla direkt olarak hareket ve el işaretleri ile veya konuşarak
iletişime geçerler on insana doğrudan hitap ederek istediğini bildirir hatta
bazı insanlara karşı özel bir tavrı varsa onu kızgınlık ve düşmanca
hareketlerle veya sempatisi varsı yine bunu ona karşı olan tavırlarındaki sevgiyle
ve konuşmalarıyla belirtirler. Bazı Hayaletler ise bir insan topluluğu
karşısında oda bir insanmış gibi davranarak genel konuşmaya katılıp kendi
fikrini ifade eder. Hatta o
mekanda yaşayan veya bulunanların bir parçasıymış
gibi onların sosyal hayatına adapte olup uyum içinde yaşamağa çalışırlar.
Hayaletlerle karşılaşmalar beli sesleri de kapsayabilir.
Bunlar bir yere vurulması sesi , zincir sesleri, köpek havlaması , gülme ,
alaycı nidalar veya gayet anlaşılabilir bir sesle konuşma .bunları
EVP ile adlandırabiliriz.
Koltukta oturan Crawford Kont IV Harry İskoçya da ki Glamis şatosunun
sahibi
16 cı asırda öldürülmüş bilinmeyen birisi tarafından. dört asırdır Şatoda
çalışma
odasında söylentiye göre Şeytanla iskambil oynayıp onu yenip öteki aleme
gidebilme
yolunun açılmasını kazanmağa uğraşırken görünmekte
HAYALETLİ MEKANLAR
Orta çağdan beri Perili veya hayaletli mekanlar ın varlığı bilinmektedir. 19
uncu ve 20 asırlarda bir çok
hayaletli mekanın
Varlığı bildirilmiştir. Bunların arasından bazıları ilgili bilim adamlarınca
son derece dikkatli ve sıkı şekilde kontrol edilmiş ve yapılan tasnif sonunda bu
araştırmalardan hiç bir sahtekarlık olmadığına kanaat getirilenlerresmen
Perili mekan kategorisinde değerlendirilmiştir.
Perili veya hayaletli mekanlar diye adlandırılan yerlerin haricinde bir de bir
çok insan tarafından 70 li senelerde Amerika Ve
İngiltere (
Bar Hayaletleri ) ile kuzey Fransa da
kendi oturdukları evlerde sesler , kokular ve görüntüler le karşılaştıklarını
beyan edenler olmuşlardır. Bunların içinden yapılan araştırmalarda % 71 nin
söyledikleri şekilde bir hadiseyle karşılaştıkları tespit edilip bunlar da Psi
vakaları olarak kayıt altına alınmışlardır.
Şimdi bu mekanlar arasında en meşhurlarından misaller vereceğiz.
Spart Generali Pausanias: Dünyada
tespiti yapılmışen eski Hayaletli mekan olayı Milattan önce 5 ci asırda Spart
Generali Pausanius olayıdır, vatana ihanetle suçlanan General Athena mabedine
sığınarak kurtulmağa çalışmış. Orada onu açlıktan ölüme terk etmişler .
Öldükten sonra Hayaleti mabedi ziyaret edenleri gürültü ve görüntü ile rahatsız
etmiş.Ancak daha sonra bir Şaman tarafından Ekzosize ( Exorcise ) edildikten
sonra hadiseler son bulmuştu.
M.Ö: 4 asırda bir çok yer Hayaletli olarak tanınmaktaydı . Platon yazılarında “
vücudun ölümüne karşı yaşayan ruhlar “ dansöz etmekteydi. “ Ruh onu insanlara
gözükür yapan ve ağırlaştırıp bizim seviyemize kadar inmesini sağlayan ağır bir
sis bulutu tarafından sarmalanmaktadır. Ve bu ruhlar gerek mezarlıklarda
gerekse ölüler hatırasına yapılmış abidelerin yanlarında dolaşırlarken görünmektedirler.
Biz onlara Hayaletler diyoruz. “
Tourelles Şatosu ve meşhur hayaleti
tiyatrocu Sarah Bernhart : Fransa da Champigny – sur- Marne şehrine Nogent
viyadükünün yanında Fransa’nın en Meşhur Tiyatro sanatçısı Sarah Bernhardt’a
ait bir şato vardır. Ölümünde Şato Bay. M.J.F.tarafından alındı. Fakat Şatoda
geçirdiği ilk gece onun hayaletli olduğunu anladı. Ve ilk Bakışta onu tanınmış
tiyatro sanatçısının Hayaleti olduğunu anladı. Zaten bunu anlamak çok kolaydı
zira Şatonun merdiveninden inerken hayalet ilk defa hafif bir kadın ayağının
sesi duyuluyor arkasından ikinci ayağının hareketiyle ise sert ve kaba bir
tahta sesi duyulmakta idi zira Sarah Bernhardt ihtiyarlığında ölmeden bir kaç
sene evvel bir bacağından dizinin altından ameliyat olmuş ve tahta protez bacak
yapılmıştı. Bunu tespit etmek için meşhur tiyatro sanatçıları Sacha Guitry ve
Jacques Varenne gelipŞatoda iki gece kaldılar ve görünen S. Bernhardt ın
hayaleti koyu bir sohbet yaptılar. Bunu sonunda onlarda bunu doğruluğunu tasdik
ettiler.
İskoçya Hayaletler
ülkesi : Crawford İskoçya ‘nın Lanarkshire eyaletinde deniz kenarında sesiz
bir balıkçı köyüdür. Fakat aynı Zamanda İskoçyanın en fazla Hayaletli mekanlara
sahip yöresidir. Eski Roma şehri olan bu yer sık sık Roma asker taburlarının
hayaletlerini resmi geçitlerinin ziyaretine uğramaktadır.
Culzean Şatosu Ayshiret yöresinde deniz kenarında yüksek bir yarın üzerinde
kurulmuştur. Dalgalı denizin sesi fırtına zamanlarında uzaklardan bile
duyulmaktadır. Her fırtına olduğunda aynı zamanda köyde bir evlenen veya ölen
olduğunda şatoda eski kıyafetler içinde bir hayalet İskoçların milli müsik
aracı olan Cornemuse ( tulum) çalmaktadır.
Craignethan Şatosunda bir çok diğer şatoda ki gibi İskoçya Kraliçesi Marie
Stuart ‘ın başsız cesedi kanlı elbiseleri içinde dolaşırken olarak
görülmektedir. İskoçyanın tahtan indirilen Kraliçesi 1568 de Langside
savaşından önce bu şatoda duraklamıştır.

Çok daha enteresan bir olay bu aynı şatoda 1998 de olmuştur. Bir turist
kafilesi 14 kişilik şatoyu rehberleri ile gezmekteyken gezinin başlarında eski
tarihi kıyafetler giymiş birisi daha katılmış ve gezinin sonuna kadar diğer
turistlerle beraber her yeri gezip ilgiyle bilgi almış. Turistlerde onun
Şatonun çalışan personelinden birisi sanmışlar ve ona Karşı gayet normal davranmışlar.
Ta ki turun en sonlarında çıkış kapısına doğru yaklaşan gurup tan ortalarında
duran bu şahsın gözlerinin önlerinde bir den yavaş yavaş silinip yok olduğunu
ve onlara tatlı bir tebessümle güldüğünü gördüklerinde şok olmuşlardır. Bu olay
hakkında kendilerini ne düşündükleri sorulan Turistler o şahsı şatonun bir
görevlisi zan ettiklerin bütün tur zarfında kendilerine gayet yakın durduğunu
hata bir bayan turist bir kapıdan girerken gayet kibarca kendisine hafif iğilip
tebessümle yol verdiğini ifade etmişlerdir.
Glamis Şatosu :Bu
şato İngiltere deki en meşhur Hayaletli şato dur. Büyük bir şato olan Glamisin
sahibi Güzel Lady Glamis Büyücülükle suçlanarak orta çağda yakılıp ölüme mahküm
edilmiştir. Onun Hayaleti “ Gri Laydy “ yüzyıllarca bu şatoda gezinmek te hata
ziyaret etmeğe gelenleri şatoyu gezdirmek ister gibi öncülük yapmaktadır. Boş
zamanlarında da Şato nun sahibi Crawford kontu’nun yanına oturmak ve Kontun
Şeytanla oynadığı bitmeyen iskambil oyunlarını ilgi ile seyretmekte.
http://gizemlervebilinmeyenler.com/