Ghost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ghost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2016 Salı

Medyum Carlos Mirabelli



Carlos Mirabelli(1889-1950) tüm zamanların en iyi medyumu kabul edilmektedir. 2 Ocak 1889’da Brezilya, Sao Paulo, Botucatu’da doğdu. Ruhsal yetenekleri çok küçük yaşlarda ortaya çıktı ve gittikçe gelişerek “Mirabelli Mucizeleri” adını aldı. 1930’larda, cisimleri hareket ettiriyor, gündüz saatlerinde veya uyurken ruhsal görüntüler oluşturuyordu. Sanroki yıllarda ruhsal celseler düzenleyerek, öteki dünya ile ilişkiler kurdu. Aralarında dönemin önemli bilim adamları olan, Miguel Karl, Eurico de G&oacutees, Carlos de Castro ve Thadeu Medeiros’un bulunduğu bir grup uzman Mirabelli’yi uzun süre deneylere tabi tuttular ve sonunda bir şarlatanlık olmadığına karar verdiler. Dünyanın her yerinden gelen bilimcilerin tanıklığı ile gözle görülür medyumik olaylar gerçekleştirmişti; Mirabelli’nin yeteneği ne bugüne kadar tekrarlanabildi, ne de ona yakın yetenekte bir diğer medyuma raslandı. 1927 yılında Brezilya’da yayınlanan “O Medium Mirabelli” adlı 74 sayfalık kitapçıkta, Mirabelli’nin gün ışığında yüzlerce tanığın önünde yeteneklerini sergilediği ve Brezilya’nın sosyal ve bilimsel çevrelerinde olay haline geldiği yazmaktadır.
aabb
Tanıkların arasında, Brezilya Devlet Başkanı, Devlet Sekreteri, iki tıp profesörü, 72 doktor, 12 mühendis, 36 avukat, 89 resmi görevli, 25 subay, 52 banker, 128 iş adamı, 22 diş hekimi ve çeşitli inançlara mensup din görevlileri bulunuyordu. (Kaynak: Zeitschrift fuer Parapsychologie, 1927baskısı) Böylesine önemli bir başka örnek yoktur; Mirabelli aralarında Devlet Başkanı’nın da bulunduğu çok önemli insanların karşısında sınanmış ve yirmiden fazla bilim adamı tarafından test edilerek yeteneği araştırılmıştı. 1927 yılında bir dizi deneyden sonra kurulmasına karar verilen Ruhsal Araştırmalar Akademisi “Academia de Estudos Psychicos” geliştirdiği metodu Avrupalı medyumların da sınanması amacıyla yayınladı.
7955964
Akademi’nin araştırmacıları üçe bölünmüştü; bir grup trans medyumu yani konuşan medyum ile 189 oturum yaparken, diğer bir grup otomatik yazıcı medyumlarla 85 olumlu, 8 olumsuz oturum gerçekleştirdi. Üçüncü grup ise fiziksel fenomenleri araştırıyordu, 63 olumlu, 47 olumsuz oturum yapıldı. Olumlu 40 oturum gün ışığında, 23’ü normal elektrik ışığında medyum bağlanarak yapılmış, daha önce ve sonrasında oda tamamiyle aranmıştı (Kaynak yazar Brian Inglis). Mirabelli temel eğitim görmüş, normal bir bilinçe sahip ve doğduğu yörenin şivesiyle konuşan bir insandı ama transa girdikten sonra 26 dil konuşuyordu; bu dillerin arasında Almanca, Fransızca, Felemenkçe, dört İtalyan diyaleği, Çekçe, Arapça, Japonca, İspanyolca, Rusça, Türkçe, İbranice, Arnavutça, çeşitli Afrika diyalektleri, Latince, Çince, modern Yunanca, Polonyaca, Suriye-Mısırca ve Antik Yunanca vardı. Ayrıca Mirabelli transtayken, tıp, hukuk, sosyoloji, politik ekonomi, politika, teoloji, psikoloji, tarih, doğal bilimler, astronomi, felsefe, mantık, müzik, ruhçuluk, okültizm ve edebiyat konularında saygın ve ciddi konuşmalar yapıyordu (Kaynak: Greber 1970).
indir
Bir diğer olay fakültedeki deneylerde yaşandı, Mirabelli 28 ayrı dilde yazıyordu; oturuyor, yazmaya başlıyor ve usta bir yazarın yazma hızını iki defa aşan bir hızla yazıyordu.
İşte örnekler;
  • 15 dakikada Polkça 5 sayfalık “Polonya’nın Yeniden Doğuşu”nu,
  • 20 dakikada Çekçe 9 sayfalık “Çekoslovakya’nın Bağımsızlığı”nı,
  • 12 dakikada İbranice 4 sayfalık “Slander”i,
  • 40 dakikada Persçe 25 sayfalık “Büyük İmparatorlukların Dengesizliği”ni,
  • 15 dakikada Latince 4 sayfalık “Ünlü Çeviriler”i,
  • 12 dakikada Japonca 5 sayfalık “Rus-Japon Savaşı”nı,
  • 22 dakikada Surca 15 sayfalık “Allah ve Peygamberleri”ni,
  • 15 dakikada Çince 8 sayfalık “Buda için Apoloji”yi,
  • 15 dakikada Sur-Mısırca 3 sayfalık “Hukuğun Kökenleri”ni,
  • 32 dakikada hiyeroglifle 3 sayfalık ama ne olduğu hala deşifre edilemeyen bir text yazdı.
Elle tutulan hayaletin nabzı atıyordu Mirabelli inanılmazdı, Sao Vicente’de bir grup tanığın önünde yapılan bir seansta oturduğu koltuktan iki metre yükseldi ve o durumda iki dakika havada durdu. Anlatılan bir diğer olay daha da şaşırtıcıdır, Luz Tren istasyonunda arkadaşlarının ve diğer yolcuların gözlerinin önünde birden kayboldu, 15 dakika sonra 90 km uzaktaki Sao Vicente’den istasyonu telefonla aradı. İki dakika sonra herkesin gözü önünde tekrar ortaya çıktı. Ama şimdi okuyacağınız olay daha da çarpıcıdır; Üniversite laboratuarlarında yapılan bir seans sabah saat 9:00’da başlamıştı, deney odasında bulunan gözlemcilerin arasında bulunan on kişi bilim doktoru ünvanına sahipti. Mirabelli transa girer girmez tam önünde küçük bir kız çocuğu belirdi.
544749_orig
Odada bulunan Dr. Ganymede de Souza şok geçiriyordu, kız birkaç ay önce ölen kendi kızıydı ve üzerinde gömülürken giydirilen elbise vardı. Gözlemcilerden Albay Octavio Viana, kıza dokundu ve nabzını hissettiğini söyledi ve küçük kız sorulan sorulara normal sesiyle, normal cevaplar veriyordu. Fotoğraflar çekildi ve araştırma raporuna eklendi. Sonra küçük kız solarak veya erir gibi yavaş yavaş kayboldu; olay gün ışığında 36 dakika sürmüştü. Deney devam etti; bu kez deney odasında ortaya çıkan görüntü bir ay önce bir deniz kazasında ölen Rahip Jose de Camargo Barros’du, Rahip odadakilerle konuştu, tamamiyle maddeseldi, kalbi atıyordu, doktorlar dişlerine, karnına ve parmaklarına dokundular, sonra o da kayboldu.
2925737_orig
Bilim adamlarının dili tutulmuştu, yaşadıkları olayın anlamını aramayı bırakmışlar, hayretle kendileri gibi bir insana benzeyen Mirabelli’nin farkının ne olduğunu merak ediyorlardı. Deneyler devam ettirildi. Santos kentinde yapılan deneyler, öğleden sonra saat 03:15’de başlatıldı. Salonda 60 tanık vardı, tanıklar daha sonra olanların yazıldığı raporu hep birlikte imzaladılar. Yine bir görüntü oluşmuştu; bu kez yeni ölen saygın doktor Bezerra de Meneses karşılarındaydı, ölü doktorun görüntüsü uzun uzun konuşarak, tanıkların kendisiyle konuştuklarından emin olmalarını istedi. Sesi çok geniş olan salonun her yerine megafonla iletildi ve fotoğraflar çekildi. 15 dakika süreyle iki doktor o bedeni muayene ettiler ve sonuçta anatomik olarak karşılarında normal bir insanın bulunduğunu açıkladılar. Bu arada ölü doktor bazı izleyicilerle el sıkıştı ve sonra kaybolmaya başladı. Önce ayakları sonra sırasıyla bacakları, karnı, kolları ve sonunda başı yok oldu.
4715457_orig
Tüm deney sırasında Mirabelli oturduğu koltuğa sıkı sıkı bağlıydı, kapılar ve pencereler özel bir mühür basılarak özenle kapatılmıştı. Çekilen fotoğraflarda ölü doktorla beraber Mirabelli’de açıkça görülüyordu. Bir diğer seansta Mirabelli tanıklarının gözlerinin önünde birden kayboldu ve yandaki odada ortaya çıktı, oysa bağlıydı ve ipler hala çözülmüş olarak üzerindeydi ve de kapılarda, pencerelerde bulunan mühürler bozulmamıştı. Mirabelli, medyumlar evrenin en olağanüstü örneği olarak daima anımsanacaktır ve sırrını beraberinde hep ilişkide olduğu öte yana götürdü.
bbbbbbbbbbbbbb

30 Kasım 2015 Pazartesi

KREMLİNDE HAYALET AVI


Rus Çarı Korkunç İvan`ın ruhu Kremlin`de ortaya çıktı. Putin`in ofisinde gezen ruh geri gönderilecek Rusya`nın başkenti Moskova`daki tarihi Kremlin Sarayı`nda son aylarda meydana gelen gizemli olaylar paniğe yol açtı. Kremlin`de çalışan görevliler,
Rus Çarı Korkunç İvan `ın ruhu Kremlin `de ortaya çıktı. Putin `in ofisinde gezen ruh geri gönderilecek
Rusya `nın başkenti Moskova `daki tarihi Kremlin Sarayı `nda son aylarda meydana gelen gizemli olaylar paniğe yol açtı. Kremlin`de çalışan görevliler, 16. Yüzyıl`da burada yaşamış olan ilk Rus Çarı olan `Korkunç İvan `ın hayaletinin sarayda gezindiğine inanıyor. Moskova halkı da, hayaletin özellikle Devlet Başkanı Vladimir Putin `in çalışma odasında geceleri hüküm sürmesi nedeniyle, Rus politikasını negatif enerjisi ile etkilemesinden endişe ediyor. Hayalet avcıları Putin`i, Korkunç İvan`ın gazabından korumak için harekete geçti. Hayaletin varlığına inanan ruh bilimci ve akademisyenler Putin`den ruhu kovmak için izin isteyecekler. Putin`in odasında eşyaların yer değiştirmesi gibi gizemli olayları dikkate alan ruh bilimciler İvan`ın ruhunu çağırıp ne istediğini öğrenmeye çalışacaklar.

18863399.jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxx

EN BÜYÜK TANIK AYNA
Moskova`da uzun bir süredir halkın dilinde olan `hayalet` olayını araştıran Alman Bild Gazetesi , bu konuda inceleme yapan Rus akademisyen Dr . Peter Goryaew ile görüştü. Söylentilerin ciddi olduğunu söyleyen Goryaew `Bu fenomenleri inceleyeceğiz. Çünkü bu tür hadiseler ülkenin politik gidişatını bile etkileyebilir` dedi. Goryaew, acımasızlığı ile bilinen `Korkunç İvan`ın eşyalarının bir kısmının Putin`in çalışma odasında olduğuna dikkat çekti. Goryaew, özellikle odada bulunan aynanın bir zamanlar burada yaşanan tarihe büyük tanıklık yapmış olduğunu, böylece geçmişteki enerjiyi hala üzerinde taşıdığını söyledi.
korkunc-ivan-musluman-miydi_o
KORKUNÇ İVAN KİMDİR
Rusya`nın ilk çarı olarak 16 Ocak 1547`de tahta çıkan IV. İvan acımasızlığı nedeniyle `Korkunç İvan` adını almış. Kendisine ihanet edenleri türlü acılarla öldürtmesi ile tanınan İvan, 8 yaşında annesi Elena zehirlenince öksüz kalmış ve hep kinle büyümüş. Kremlin Sarayı`nın içindeki St. Basil Katedrali`ni 1555-1560 yıllarında yaptırtan Korkunç İvan, bunun kadar güzel bir kubbe daha yapamasın diye Rus mimar Barma`nın gözlerini oydurmuştu.
ivan
Rus halkı tarafından kahraman ve devrimci olarak görülen İvan, ülkesinin toprak bütünlüğünü sağladıktan sonra Orta Asya `da yayılma politikaları izlemeye başlamıştı. Millet Meclisi oluşturan İvan aristokratların yetkilerini yasalarla kısıtlamıştı. İvan, Rusya`nın ilk gizli servisi Oprichniki`nin de kurucusudur.
Vasnetsov_Ioann_4

23 Kasım 2015 Pazartesi

KÖTÜ RUHLAR - Poltergeist


Poltergeist (Kötü Ruh), genellikle “yaramaz” ve bazen kötü niyetli bir ruhun, sesler çıkararak, nesneleri hareket ettirerek veya insan / hayvanlara hücüm ederek kendi varlıklarını ortaya çıkardıkları paranormal olaya ve bu ruha verilen addır. Poltergeist kelimesi, Almancadaki “poltern” ( vurmak) ve “geist” ( ruh) olan iki kelimenin bileşiminden gelir. Bazı poltergeist vakaları açıklanamadığı gibi gerçek ruhlarla bağlantısı olabileceği düşünülürken, başka vakalarda bu fenomenin, bir kişi tarfından bilinçsiz psikokinezi üretilmesi sonucunda oluştuğu sonucuna varılmıştır. Poltergeist kavramı yabancı kökenli olduğu için, bizim folkumuzda bu tür varlıklar ise; cin,ifrit,iblis kavramları ile anılırlar. Sıkça raslanan Poltergeist aktiviteleri, taş, pislik ve başka küçük obje yağmurları; hareket eden veya fırlatılan nesneler ( hatta büyük mobilya gibi ); yüksek volumlü sesler ve çığlıklar ; ve iğrenç kokular olarak sayılabilir.

3464852_f520
Teknoloji geliştikçe poltergeist olaylarının da buna da uyum sağlandığı gözlemlenmiştir. Telefondaki veya elektronik aletlerdeki parazitler ve açılıp kapanması, ışıkların açılıp kapanması gibi. Bazı olaylarda Poltergeist'ın, yaşayan varlıklara karşı çimdikleme, ısırma, vurma ve cinsel taciz gibi saldırılarda da bulunduğu söylenmektedir. Genellikle Poltergeist aktivileri aniden başlar ve aniden biter. Bu olayların devamlılık süresi birkaç saat veya ayı geçebildiği gibi, bazı vakaların birkaç yılı geçkin süredir devam ettiği rapor edilmiştir. Aktiviteler neredeyse daima geceleri bir kişinin huzurunda vuku bulur. Tipik olarak bu kişi “aracı” yani, aktiviteleri çeken veya aktivitelere odak olan kişidir. Birçok paranormal veya psikokinesi olarak belirlenen poltergeist olaylarında “aracı” etmendir. “Aracı” genellikle bayan ve yirmi yaşın altındadır. Poltergeist rahatsızlıkları erken zamanlardan beri tüm dünyada vuku bulmaktadır.
1121004-poltergeist
70'li yılların sonlarında Parapsikolojist Alan Gauld ve A.D. Cornell, 1800 yılından beri meydana gelen olayları için bir bilgisayar analizi yaptılar. Analizin sonucunda 63 genel karakteristik tanımladılar. Bunlardan bazıları aşağıdadır; Olayların ; % 64'ü küçük objelerin hareketini içeriyor %58'inde geceleri daha aktif olduğu belirlenmiş % 48'i belirgin hafif vuruşları içeriyor % 36'sı büyük nesnelerin hareketini içeriyor % 24'ü bir yıldan uzun sürdüğü belirlenmiş % 16'sı poltergeist ile aracı arasında iletişim kurulduğu belirlenmiş %12'sinde pencerelerin açılıp kapanması belirlenmiş.
  1. yy dan evvel poltergeist aktivitelerine şeytanın, iblislerin, cadıların ve ölülerin ruhlarının sebep olduğuna inanılırdı. Gaul- Cornell analizi sonucunda, olaylardan yalnız %9'u şeytan, % 7'si cadılar ve %2'si ölülerin ruhlarıyla ilişiklendirilmiştir. Şeytanla veya cadılarla ilişiklendirilen olayların çoğu batılı olmayan ülkelerde meydana gelmiştir. Seanslarda meydana gelen poltergeist aktiviteleri ise ruhlarla ilişiklendirilmiştir. 19.yy.sonları ve 20. yy başlarında artan ve gelişen psişik araştırmalar, poltergesit aktivitelerinin hakiki olduğunu doğrulamakta oldukça yardımcı olmuştur. Bu konudaki ilk araştırmacılarıdan ikisi , Psişik Araştırma Derneğinin kurucuları olan Sir William Barret ve Frederick W.H. Meyers'dir. Özellikle Meyers Poltergeist olaylarının gerşek olduğuna ve hayalet olaylarından tamamen farklı olduğuna inanıyordu. 1930'larda ruhbilimci ve parapsikolog olan Nandor Fodor, bazı poltergeist olaylarının ruhlar tarafından değil de, bastırılmış öfke, kin ve seksüel gerilimden dolayı şiddetli acı çeken “aracı” ( olayların odağı olan kişi ) tarafından meydana getirildiği teorisini geliştirmiştir. Fodor birkaç olayda başarıyla teorisini kanıtlamıştır.
paranormal-poltergeists

Yazının devamını web sitemizden okuyabilirsiniz.

2 Ekim 2015 Cuma

HAYALET NEDİR ?




Son birkaç asırdan beri batıda yapılan tetkikler neticesinde araştırmalar sonunda Hayaletler le ilgili bilgiler toplanabilmiştir. Ancak ciddiaraştırmalar sadece İngiltere de Amerika da ve Fransa da ki saygın Paranormal dernekler tarafından yürütülmüş ve belli neticeler elde edilmiştir.
Halk arasında Hayalet mevzuu geçince ya çok büyük bir paniğe sebep olmakta ve yahut da gülüşmeler ve hafife almalara Ancak bizce bu çok yanlış bir tutum zira insanoğlu anlamadığı şeyler karşısında ya çok bariz bir aldırmama tavrı alıyor veya korkusunu gizlemek için böyle bir fikri ret edip tanımıyor.
Halbuki Parapsikoloji Bilim adamlarının düşüncelerine göre “ rüyalarımızda gördüklerimizden çok daha fazla şey gök de ve yerde dünyamızda oluşmaktadır. Bilimsel kesime göre Hayaletler ve buna benzer Paranormal hadiseler ve varlıklar hakikate mevcutturlar mühim olan bu gibi hadiselere tanımlayabilmek .
İlk Önce Hayalet mefhumunun tarifin yapmak gerekir

Hayalet Nedir ? :Ansiklopediler Hayaleti vücudunda ayrı olarak yaşayan bir varlık veya ölmüş bir insanın ruhu diye tanımlar.
Fakat bu tarifi bilimsel olarak kabul etmek zordur zira bu tanımlamaya karşın yaşayan insanların görüntüleri de görülmesi çok Sıkı olmaktadır.
Prof. Frederic W.H. Myers Hayaletler üzerinde Stanford Üniversitesinde araştırmalar yapan ekibin başı uzun seneler süren araştırmalar ve incelenen yüzlerce görüntü ve görgü şahidi ifadeleri neticesinde Hayaleti şöyle tanımlamaktadır.

Hayalet Şahsi bir Enerjinin kalıcı olan bir görüntüsüdür. Bu bir canlılnın ve ya bir ölününde olabilir.
1889 da Londra da ki dünyaca meşhur S.P.R. Söciete Britanique pour la Recherche Psychique ( Londra Psişik Araştırmalar Cemiyeti ) Kurucularından olan yukarıda ismi geçen Prof. Myers çok geniş kapsamlı bir anket başlattı. 

Soru şöyleydi . “ Siz tamamıyla uyanık olduğunuz bir zaman da etrafınızda net bir şekilde bir canlı veya bir nesne gördüğünüzü veya öyle bir şey tarafından dokunulduğunuzu, veya nereden geldiği belli olamayan bir ses işittiğiniz hissine kapıldığınız ve bunun etrafınızdaki fiziksel bir şeyden gelmediğini düşündünüz mü ? “
17 000 insan üzerinde yapılan bu anket de verilen cevapların % 10 u evet hem de gayet emin olarak diye cevap vermişlerdir.
Ayrıca daha büyük insan kütlesi üzerinde Amerika da tekrar edilen bu anket araştırma % 21 e yakın müspet cevaplanmıştır.

Bu anketin ikinci sorusu ise eğer cevabınız evetse gördüğünüz hayali bize detaylı olarak anlata bilir misiniz ?
BU cevaplar gayet detaylı olarak taranmış ve 1700 kişi arasında 800 kişi seçilerek onlarla birebir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmeler sonunda bu 800 kişiden 650 kişinin anlattıkları şüphe götürmez şeklide doğru olduğu inancına varılmıştır.

Bu incelemelerin hapsi S.P.R cemiyetinin her biri birer bilim adamı olan en ciddi ve tanınmış azaları tarafından son derece ince eleyip sıkı dokunarak yapılmıştır. Neticede bu 650 olay güzelce kaleme alınıp bilimsel bir yayın olarak kitap şekline basılmıştır. İki cilt Halinde : Apparitions of thé living and Human personality and its survival of physical death
( Canlı insanın fizik ölümünden sonra canlı gibi görünmesi ) Birinci Cilte Ölümünden sonra12 saat içinde görünmüş insanların olayından da misaller vardı. Buna bilim Dünyası öteki aleme intikal etmekte olan ölünün düşünceleri ve görüntüsünün son bir kere daha yakınlarına görünmek üzere gecikmesi sebep olabilir diye bir çözüm getirmişleridir. Ancak bu çözümde İnsanın ölümünden sonra geçici bir zaman daha canlı gibi tepki verdiği iddiasını ispatı olmaktadır.
Para psikologların çoğu insanın düşüncelerini uzak mesafelere nakledebileceği özelliğine sahip olduğunun inancındadırlar Bu nakil sırasında düşüncelerin içinde resim ve grafiklerin de nakil oluna bilineceği kabul edilmiştir.

Parapsikoloji Uzmanlarına göre İnsanın düşünce ile uzaklarda başka bir insana bilgi ve resim iletebilmesi ( Telepati) de bir tür Hayaletler gibi görüntünün Teleportation denen ve vücut dışı astral yolculukları ile bütünleşebilir.

Astral Seyahat ( out Of Body ) dediğimiz insanın sanal olarak bir yerdeyken başka bir yerlere gitmesi ve orada hem görülmesi hem de orayı görmesidir.
astral-plane

 Bu görünmeler muhtelif şekil ve sebepler de olmaktadır .
1-Bazısı ölümden 12saat geçmeden yani kati ölüm gerçekleşmeden insansın ruhu ve düşünceleri daha dünyayla öteki alem arasındaki geçiş sürecini yaşarken olanlar.
2-Bazısı ölümden epey sonra ve belli bir sebeple olanlar bunlar telepatik iletişim sayılamaz .
a- Tanıdığı bir insana mesaj vermek için
b- Tanımadığı bir insanla görüşüp ondan bir yardım veya başka bir şey istemek için.
c- Çağrı üzerine ( ruhun yardımı ile ismen istenerek ) gitmek
d- Bazı görünmeler görünen ile gören arasında hiçbir tanışma bağı olmadan sadece aradaki bazı hadiselerin o iki
insanı hayatta bir araya getirmiş olanlar.

İnsanlar bu görüntüleri değişik şart mekan ve zamanlarda görüyorlardı ama devamlı olarak görüyorlardı. Bu ısrarlı görünme ölmüş olan şahsın göründüğü şahıstan bir şey istemesi sebebiyle oluşmakta bu mesele ve istenen şey hal olunca görünmeler gittikçe seyrekleşip bitiyordu. Mesela bir cinayete kurban giden şahıs yakın bir akrabasına devamlı görünerek aralarında bir iletişim kurmağa çalışır ve kurulan bu iletişim sayesinde katilini ve öldürülüş şeklini izah edip o katilin yakalanmasından sonra gittikçe seyrekleşen görünmeler sonunda bu birliktelik son bulur.
Veya ölen için çok mühim olan bir sebep yüzünden canlı birisiyle iletişim kurması ve bu problemini aktarıp hal etmesi gerekiyorsa görüntüler de bu yüzden meydana geliyorsa o zaman bu ölümün ardında bir hayatın olduğunun delildir,diye inanmaktadır .


Bu araştırmaya iştirak eden bilim adamları her inanışa ait uzmanlardan kurulu bir ekibi teşkil ediyorlardı. Yüzlerce vakayı gayet dikkatli ve tarafsız bir şekilde inceden inceye araştırmaları neticesinde hadiselerin şahitlerini ifadeleri ve çekilmiş muhtelif fotoğrafları da gördükten sonra bu hadiselerin hakikaten olduğuna karar vermişler dir. Fakat bu güne kadar da
Bunun neden ve nasıl olduğuna dair bütün bilim adamlarının hem fikir oldukları bir açıklama yoktur. Bu olatylar hakkında değişik çözümler önerilmiş ancak tam bir mutabakat sağlanamamıştır. Fakat en mühimi hiç bir bilim adamı bu hadiselerin sahte veya olmamış olarak kabul etmemekte hepsi de bu vakaların olmuş hadiseler olduğunda aynı fikirdedirler .

astral

Halen muamma olan sorular vardır.
1-Bunlar nedir ?
2- Hangi şartlarda görünmektedirler ?
3- Hayaletler neden yapılmışlar dır ?

1- Bunlar Nedir ?
1908 de Fizik alimi Sır Oliver Lodge bu hayalet görünmelerinin “ çok eski trajedilerin hayali görüntüleri “ olduklarını ileri sürdü. Hakikaten de dikkat edilirse Hayaletlerin göründüğü yerler genellikle eski Şato lar ki buralarda çok eski tarihlerde bazı Cinayetler işlenmiş veya sonu kötü bitmiş aşklar yaşanmış yerlerdi. Zaten görünen Hayaletinde bu tip olayların çoğu zaman ya maktulü veya acımasız katili olmaktaydı. Bunu neticesi ani ve üzücü bir hadise ( kaza , öldürülme, intihar ) sonucu ölmüş insanlar ölümlerinden sonra istirahata çekilip münzevi ve rahat bir öteki alem devresi geçirememekte ve bu dünya ile bütün bağlarını koparamamaktadırlar. Ya intikam hissi ya karşılıksız kalan bir sevginin özlemi veya çekilen işkencelerin onda bıraktığı huzursuzluk ve beklentiler bu ölülerin öteki aleme yapmaları gereken yolculuğa bir geçici zaman için mani oluyor. Bu mani ya aradaki sebep hal oluncaya kadar devam ediyor veya asırlar boyu ölünün hayalinin iki taraf arasında sıkışmış olarak var olmasına sebep oluyor.

2- Hangi şartlarda görünmektedirler ?
Hayaletler “ hakikiye “ benzerler fakat hareketleri uykuda yürüyenler gibi biraz titrek olur bazen şeffaf olurlar kapalı kapılardan ve duvarlardan hiçbir mani olmadan geçerler, yürürken yerden birkaç santimetre yukarıdan kayar gibi sesiz ve bacak hareketi olmadan ilerlerler. Bir insanla karşılaştıkları zaman hiçbir tepki vermeden yanlarından geçip giderler.
Göründükleri anda onların bulunduğu mekanda buz gibi bir esinti olur ve üşüme hissi doğar insanda. Sık olarak ta çürük yumurta veya kükürt kokusuna benzer bir koku hissedilir. Aynı koku eski bir mezar açıldığında da yayılmakta. Bir hayalete dokunduğunuzda çok kuvvetli bir soğuk hissedersiniz o derece soğuk ki sanki bir yanık gibi iz bırakır. Hayvanlar bilhassa
Köpekler bir hayalet görünce büyük bir korku ve panik duyarlar ve saldırı durumuna geçerler.


Eski inanışlara göre hayaletler iki familya meydana getirirlerdi birisi bugünkü hayalet resmine uygun yani şekilsiz ve son derece uçucu ( etheré) seyyal ve beyaz giyinmiş ki genelde bu ölünün sarıldığı kefeni simgeler. Diğeri de ölen insana tıpatıp benzeyen ve bilenlerin hemen onu tanıyacakları bir hayalet. Bu ikinci familyadan olanlar uykuda rüyada görünürler ve tanıdıklarına kendilerinin ölmüş olduğunu bildirirler. Onların görüntüsü canlı olduklarının aynısıdır sadece göründükleri zaman ölüm halindeki şekliyle gözükürler. Boğulup ölenler ıslak elbiseler içinde şişmiş bir vücutla, yananlar alevler içinde bir kazayla ölenler o kaza anındaki durumları ile. Buna karşın yataklarında rahat bir şekilde ölenler ise gayet huzur verici bir halde görünürler. Öldürülenler genel de onları öldürenlerin isimlerini bildirirler ve göründükleri kimseden intikam almasını isterler.Bu sebebten Hayaletlerle karşılaşmak çoğu zaman unutulmaz bir deneyim olur

Hatta öldürüldükleri yeri de söylerler ki onların cesetlerini bulup gömsünler diye. Bu onların rahat bir öteki hayat geçirmeleri için elzemdir. Hatta çok kere ölen ebeveynlerin çocuklarına veda için göründükleri ve onlarla vedalaştıkları tespit edilmiştir. Aile den biri ölünce diğer eşe veda için gözükür veda ettikten sonrada ancak çok seyrek olarak oda yardım etmek , yol göstermek veya yanlış bir şey yapmışlarsa onlara kızmak için görünürler.Çağrılmadan gelen ruhlar ı bu türlerden sayabiliriz.



Bazı Hayaletler tanınmaz zira ölümleri çok eski zamanlara dayanmaktadır. Onlar hiçbir gayesiz şekilde ortalıkta gezinirler. Mutlu değildirler zira ya gömüldükleri mezarları yoktur , ya bir cinayete kurban gitmişlerdir fakat katilleri yakalanmamıştır. Ve yaptıkları hatalardan dolayı cezalarını çekmemişleridir. Ani bir ölümle ölenler ise kendilerini daha toparlayamamışlar ve bu yeni hayata alışamamışlardır. Bunlar huzurlu ölüler değillerdir. Bu yüzden de iki taraf arasında sıkışmış bir halde amaçsız olarak ve büyük acılar çekerek boş boş gezinirler , onlar aslında rahatta ermek için canlılardan yardım talep etmek istemektedirler ancak nasıl iletişim kurmak gerektiğini bilmediklerinden bu sorunlarını hal edememektedirler. Bunlarla temasa geçmekte çok zordur zira bunlar o kadar kendi meselelerinle alakalıdırlar insanların farkında bile olmazlar ve bir temas kuramazlar bunlara sağır hayaletler denmektedir.


 Ancak bu tip hayaletlerle uzun zaman ilgi göstererek ve onların itimadını kazanarak temas kurulabilmiş ve onlara yardımcı olup huzura kavuşmaları sağlanmıştır, bazı vakalarda.
İtalyan Parapsikolog Ernesto Bozzano ( 1862 – 1943 ) bilimsel Spritizmin ünlü isimlerinden ve kurucularından, Hayaletler Hakkında onların beyaz kefenlere sarılı görüntüleri olduğu bilgisi yanlıştır, Hayaletler çoğu zaman hayata iken giydikleri elbiseler içinde ve hakiki canlı bir insandan ayrılmaz derece benzer şekillerde görünürler. Bazen doğrudan doğruya gözükürler fakat çoğu zaman şeffaf bir şekil bürünürler veya insan şeklinde gölgeler gibi görünürler. Çoğu görüntüleri bulut gibi aniden yok olmakta veya gözünüzün önünde hiçbir müşküle karşılaşmayıp kapalı bir kapı veya duvarın içinden geçerek yok olurlar.
Yürürken yerden çok az yüksekte kayar gibi giderler ve görünmeye başladılar mı uzun seneler boyunca sık aralıklarla aynı yerde Görünürler. Bazen de görünmeleri çok kısa bir zaman zarfında olup sonra kaybolurlar.Hayalet fotoğrafçılığı bunları kayıt altına almak için halen geliştirilen bir daldır.


Hayalet Çeşitleri :

Parlayan Hayaletler : Bunlar Dini kişilerin hayaletleridir. Göründüklerinde etrafları bir ışık ile çerçevelenmiş olur bu ışık
Yarı parlak ve soğuk bir ışıktır. Bazen çok net bazen de hafif puslu bit görüntü verirler.

Sübjektif Hayaletler : Bu tip Hayaletler Şahsa mahsus tek bir insana görünen ve onun düşüncelerinde canlanan resimlerdir.
Bunun genel anlam da diğer hayalet tanımlamaları ile ilgisi yoktur sadece iç benlikte gelişirler ve tek kişiye ait hayaller de denebilir. Bu bilhassa küçük çocuklar da oluşur ve onların “ görünmeyen arkadaşlarıdır. “ Bilhassa hissi ve muhayyellileri Kuvvetli küçük çocuklarda görülür.ayrıca bazı medyumlar Ektoplazma ile bunları görünür kıldıklarını söylkemektedir.

Objektif Hayaletler :
Bir çok kişi tarafından ayrı ayrı veya toplu haldeyken görülürler bu onların hakiki olduklarının delilidir. Üstelik toplu halde orada bulunanları muhtelif şekilde etkileyebilirler. Onlar göründükleri zaman ortaya bir “ burada olduklarını hissi “ dağılır. Yani o tarafa bakmıyor olsanız bile orda göründükleri anda sizde bir his onların bulunduğu tarafa dönüp bakmanızı sağlayan “ présance “ var olma hissi meydana gelir. Size yaklaşacak olursa üzerinizden buz gibi bir rüzgarın geçtiğini hissedersiniz. Onların en belirgin karakteri insanların bulunduğu bir ortamda göründükleri zaman sanki kimse yokmuş gibi hiçbir şeyle ilgilenmeyip yollarına kayar gibi giderek uzaklaşmalarıdır. Onların hareketleri içinde bulundukları mekandan ve orada olanlardan tamamen kopuk olarak sanki onları hiç görmüyor veya algılamıyorlar gibi kendilerince karar verdiklerini işlerini veya gayesiz olarak mekanın içindeki gezintilerine devam ederler. Kapalı kapıları açarak veya içinden geçerek odalarda boş boş dolaşırlar sanki bir uyurgezerlik etkisi altındadırlar. Japon inançlarındaki Yurei hayaletlerini buna örnek verebiliriz

Tabi ki bu genel bir kaide değildir seyrek te olsa bazı hayaletler ise sanki yapmaları gereken işi daha evvel den kara vermişler gibi bir insanla karşılaşınca onlarla direkt olarak hareket ve el işaretleri ile veya konuşarak iletişime geçerler on insana doğrudan hitap ederek istediğini bildirir hatta bazı insanlara karşı özel bir tavrı varsa onu kızgınlık ve düşmanca hareketlerle veya sempatisi varsı yine bunu ona karşı olan tavırlarındaki sevgiyle ve konuşmalarıyla belirtirler. Bazı Hayaletler ise bir insan topluluğu karşısında oda bir insanmış gibi davranarak genel konuşmaya katılıp kendi fikrini ifade eder. Hatta o mekanda yaşayan veya bulunanların bir parçasıymış gibi onların sosyal hayatına adapte olup uyum içinde yaşamağa çalışırlar.

Hayaletlerle karşılaşmalar beli sesleri de kapsayabilir. Bunlar bir yere vurulması sesi , zincir sesleri, köpek havlaması , gülme , alaycı nidalar veya gayet anlaşılabilir bir sesle konuşma .bunları EVP ile adlandırabiliriz.


Koltukta oturan Crawford Kont IV Harry İskoçya da ki Glamis şatosunun sahibi
16 cı asırda öldürülmüş bilinmeyen birisi tarafından. dört asırdır Şatoda çalışma
odasında söylentiye göre Şeytanla iskambil oynayıp onu yenip öteki aleme gidebilme
yolunun açılmasını kazanmağa uğraşırken görünmekte


HAYALETLİ MEKANLAR
Orta çağdan beri Perili veya hayaletli mekanlar ın varlığı bilinmektedir. 19 uncu ve 20 asırlarda bir çok hayaletli mekanın
Varlığı bildirilmiştir. Bunların arasından bazıları ilgili bilim adamlarınca son derece dikkatli ve sıkı şekilde kontrol edilmiş ve yapılan tasnif sonunda bu araştırmalardan hiç bir sahtekarlık olmadığına kanaat getirilenlerresmen Perili mekan kategorisinde değerlendirilmiştir.
Perili veya hayaletli mekanlar diye adlandırılan yerlerin haricinde bir de bir çok insan tarafından 70 li senelerde Amerika Ve İngiltere ( Bar Hayaletleri ) ile kuzey Fransa da kendi oturdukları evlerde sesler , kokular ve görüntüler le karşılaştıklarını beyan edenler olmuşlardır. Bunların içinden yapılan araştırmalarda % 71 nin söyledikleri şekilde bir hadiseyle karşılaştıkları tespit edilip bunlar da Psi vakaları olarak kayıt altına alınmışlardır.
Şimdi bu mekanlar arasında en meşhurlarından misaller vereceğiz.

Spart Generali Pausanias: Dünyada tespiti yapılmışen eski Hayaletli mekan olayı Milattan önce 5 ci asırda Spart Generali Pausanius olayıdır, vatana ihanetle suçlanan General Athena mabedine sığınarak kurtulmağa çalışmış. Orada onu açlıktan ölüme terk etmişler . Öldükten sonra Hayaleti mabedi ziyaret edenleri gürültü ve görüntü ile rahatsız etmiş.Ancak daha sonra bir Şaman tarafından Ekzosize ( Exorcise ) edildikten sonra hadiseler son bulmuştu.
M.Ö: 4 asırda bir çok yer Hayaletli olarak tanınmaktaydı . Platon yazılarında “ vücudun ölümüne karşı yaşayan ruhlar “ dansöz etmekteydi. “ Ruh onu insanlara gözükür yapan ve ağırlaştırıp bizim seviyemize kadar inmesini sağlayan ağır bir sis bulutu tarafından sarmalanmaktadır. Ve bu ruhlar gerek mezarlıklarda gerekse ölüler hatırasına yapılmış abidelerin yanlarında dolaşırlarken görünmektedirler. Biz onlara Hayaletler diyoruz. “

Tourelles Şatosu ve meşhur hayaleti tiyatrocu Sarah Bernhart : Fransa da Champigny – sur- Marne şehrine Nogent viyadükünün yanında Fransa’nın en Meşhur Tiyatro sanatçısı Sarah Bernhardt’a ait bir şato vardır. Ölümünde Şato Bay. M.J.F.tarafından alındı. Fakat Şatoda geçirdiği ilk gece onun hayaletli olduğunu anladı. Ve ilk Bakışta onu tanınmış tiyatro sanatçısının Hayaleti olduğunu anladı. Zaten bunu anlamak çok kolaydı zira Şatonun merdiveninden inerken hayalet ilk defa hafif bir kadın ayağının sesi duyuluyor arkasından ikinci ayağının hareketiyle ise sert ve kaba bir tahta sesi duyulmakta idi zira Sarah Bernhardt ihtiyarlığında ölmeden bir kaç sene evvel bir bacağından dizinin altından ameliyat olmuş ve tahta protez bacak yapılmıştı. Bunu tespit etmek için meşhur tiyatro sanatçıları Sacha Guitry ve Jacques Varenne gelipŞatoda iki gece kaldılar ve görünen S. Bernhardt ın hayaleti koyu bir sohbet yaptılar. Bunu sonunda onlarda bunu doğruluğunu tasdik ettiler.



İskoçya Hayaletler ülkesi : Crawford İskoçya ‘nın Lanarkshire eyaletinde deniz kenarında sesiz bir balıkçı köyüdür. Fakat aynı Zamanda İskoçyanın en fazla Hayaletli mekanlara sahip yöresidir. Eski Roma şehri olan bu yer sık sık Roma asker taburlarının hayaletlerini resmi geçitlerinin ziyaretine uğramaktadır.
Culzean Şatosu Ayshiret yöresinde deniz kenarında yüksek bir yarın üzerinde kurulmuştur. Dalgalı denizin sesi fırtına zamanlarında uzaklardan bile duyulmaktadır. Her fırtına olduğunda aynı zamanda köyde bir evlenen veya ölen olduğunda şatoda eski kıyafetler içinde bir hayalet İskoçların milli müsik aracı olan Cornemuse ( tulum) çalmaktadır.
Craignethan Şatosunda bir çok diğer şatoda ki gibi İskoçya Kraliçesi Marie Stuart ‘ın başsız cesedi kanlı elbiseleri içinde dolaşırken olarak görülmektedir. İskoçyanın tahtan indirilen Kraliçesi 1568 de Langside savaşından önce bu şatoda duraklamıştır.

Çok daha enteresan bir olay bu aynı şatoda 1998 de olmuştur. Bir turist kafilesi 14 kişilik şatoyu rehberleri ile gezmekteyken gezinin başlarında eski tarihi kıyafetler giymiş birisi daha katılmış ve gezinin sonuna kadar diğer turistlerle beraber her yeri gezip ilgiyle bilgi almış. Turistlerde onun Şatonun çalışan personelinden birisi sanmışlar ve ona Karşı gayet normal davranmışlar. Ta ki turun en sonlarında çıkış kapısına doğru yaklaşan gurup tan ortalarında duran bu şahsın gözlerinin önlerinde bir den yavaş yavaş silinip yok olduğunu ve onlara tatlı bir tebessümle güldüğünü gördüklerinde şok olmuşlardır. Bu olay hakkında kendilerini ne düşündükleri sorulan Turistler o şahsı şatonun bir görevlisi zan ettiklerin bütün tur zarfında kendilerine gayet yakın durduğunu hata bir bayan turist bir kapıdan girerken gayet kibarca kendisine hafif iğilip tebessümle yol verdiğini ifade etmişlerdir.

Glamis Şatosu :Bu şato İngiltere deki en meşhur Hayaletli şato dur. Büyük bir şato olan Glamisin sahibi Güzel Lady Glamis Büyücülükle suçlanarak orta çağda yakılıp ölüme mahküm edilmiştir. Onun Hayaleti “ Gri Laydy “ yüzyıllarca bu şatoda gezinmek te hata ziyaret etmeğe gelenleri şatoyu gezdirmek ister gibi öncülük yapmaktadır. Boş zamanlarında da Şato nun sahibi Crawford kontu’nun yanına oturmak ve Kontun Şeytanla oynadığı bitmeyen iskambil oyunlarını ilgi ile seyretmekte.


http://gizemlervebilinmeyenler.com/