30 Kasım 2015 Pazartesi

Kurukafa Ve Kemikler Cemiyeti

Kurukafa ve Kemikler (Skulls And Bones Society, SBS), Yale Üniversitesinde kurulmuş gizli bir cemiyettir. Resmi olarak “Russell Trust Association” olarak yapılanmıştır. 1832 yılında ABD’nin en eski üniversite cemiyeti olan Phi Beta Kappa üyesi William Huntington Russell ve Alphonso Taft tarafından kurulmuştur. 1992’ye kadar sadece erkekleri üyeliğe kabul etmiştir. Cemiyetin tüm faaliyetleri resmi olarak açıklanıyor olmasa da, üyelerinin kim olduğu kampüste genel olarak bilinmektedir. Yale Üniversitesindeki tek gizli cemiyet Kurukafa ve Kemikler de değildir.
Bones_logo

688dfddb0d1b94ac981516dc60063b11_1347994130
Bunun dışında Scroll and Key (Tomar ve Anahtar) ve Wolf’s Head (Kurt Kafası) cemiyetleri gibi yapılanmalar da bulunmaktadır. Cemiyete üçüncü yılın sonundaki öğrenciler üye olarak kabul edilmektedir. Her yıl 15 son sınıf öğrencisi tarafından bir sonraki dönemden 15 öğrenci seçilmektedir. 1970’lere kadar geleneksel olarak futbol ve kürek takımlarının kaptanları ve Yale Daily News dergisinin önde gelenleri cemiyete üye olarak alınmıştır. Cemiyetin özel inisiyasyon töreni vardır. Cemiyete alınan öğrenciler derneğin “tapınak” adını verdiği binada haftanın belirli günlerinde düzenli olarak toplanırlar. Üyelerin hepsini birer kod ismi vardır ve kendilerine Şovalye ünvanını verirler. Dünyanın geri kalanı ise doğal olarak barbarlardır. Binadaki saatler bilinçli olarak 5 dakika ileri ayarlanmıştır. Bununla Kurukafa ve Kemikler cemiyeti üyelerinin tüm dünyadan apayrı bir dünya oldukları sembolize edilmektedir. Bu cemiyet içinden üç ABD başkanı çıkmıştır.
booknsnakefoundersSkull and Bones Society
Cemiyet üyelerinin birbirlerini tanımaya yönelik özel işaretleri vardır. Son yüzyılda SBS üyeleri ABD'de en kilit noktalara gelmişlerdir. Bu cemiyete girebilmek için temel özellik; WASP olmaktır (Beyaz; Anglo Sakson ve Protestan). Başka ırka veya geçmişe mensup veya başka dinden olanlar bu yapıya giremez. Cemiyete girenlerin 6-7 kuşak öncesinden Anglo Sakson ve Protestan olmasına çok dikkat edilir. Bazı aileler jenerasyonlar boyunca bu cemiyetin üyesi olmuşlardır. ABD ve dünya çapında etkin ailelerden cemiyete üye verenlerden bazıları şunlardır: Whitney, Perkins, Stimson, Taft, Wasdworth, Gilman, Payne, Davison, Pillsburry, Sloane, Weyerhauser, Harriman, Rockefeller, Lord, Bundy, Phelps, ve Bush aileleri. Cemiyetin son 150 yılda 2500'den fazla üyesi olmuştur. Bu 2500 kişinin çok büyük bir bölümü önemli konumlara gelmiş kişilerdir. Bu yüzden, Kurukafa ve Kemikler cemiyeti dünyayı gizli bir ajandayla yöneten elit olma eleştirilerine muhataptır. Cemiyetin ünlü üyeleri şunlardır: Senatör Prescott Bush (George H.W. Bush’un babası) Başkan George H.W. Bush Başkan George W. Bush Başkan William H. Taft Senatör John Kerry Senatör David Boren Senatör John Heinz Yazar Archibald McLeish Akademisyen Robert McCallum Süper zengin William Draper William F. Buckley SEC Yönetim Kurulu Başkanı William Donaldson TIME yayıncısı Henry Luce W. Averell Harriman
skull_bones05_02-226x320 skullsandbonescollage Skull_and_Bones Skull and Bones Society f17ff412-e994-440d-8719-71e279e78d95.grid-6x2

Kurtadam Klanları


BLACK FURIES:
bu klanın en büyük özelliği tamamen dişilerden oluşmasıdır. Kabile içinde doğan erkek çocukları eski bir gelenek yüzünden çoğunlukla öldürülür. Erkeklere karşı çok önyargılı olan üyeler, kadınların Toprak Ana'yla özel bir bağı olduğuna inanırlar. Fenris'in çocukları ile aralarında çok eski ve çok güçlü bir düşmanlık vardır.
BONE GNAWERS:
İnsanların şehirlerinde varlığını sürdürebilmiş iki kabileden biridir. Genellikle şehirlerin fakir ve harap bölgelerinde sefalet içinde yaşarlar. Son derece kurnazdırlar. Fiziksel görünüşleri çok kötü, hatta acındırıcı olan bu kurtadamlar içlerinde Toprak Ana'nın şefkatini ve ezilmişlerin nefretini taşırlar.

288678
CHILDREN OF GAIA:
Garou (kurtadam) ların belki de en bilge klanıdır. Savaşın her zaman gerekli olmadığına, vahşeti kabullenmenin sadece düşmanın işine yarıyacağına inanırlar. Diğer bütün kabileler onları biraz pasif bulmakla beraber, iyileştirici ve birleştirici doğalarına saygı duyarlar.
FIANNA:
Ozanları ve hikayecileri ile bilinen bu klan ayrıca bir çok büyük savaşçı yetiştirmiş ve efsaneleştirmiştir. Şarkları ve hikayeleri kurtadamların unutulmuş tarihini içinde saklar.
İrlanda onların ata toprağıdır.
516633
GET OF FENRIS:
Eğer bir gün bir kurtadam kanlı pençeleriyle Wyrm'ı öldürmeyi başarırsa, bu kurtadam herhalde bir Get of Fenris olacaktır. Vahşi ve saldırgan olan kabile üyeleri, Wyrm'a karşı olan savaşın en ön saflarını işgal ederler. Hiç bir Get kavgadan geri çekilmez, onlar için hayatın değeri yoktur çünkü onlar ölümün bir başlangıç olduğuna inanırlar. Şunu da belirtmek lazım ki, bitmek bilmeyen nefretleri nordik kökenli bu kurtadamların bir çok hata yapmalarına sebep olmuştur.
GLASS WALKERS:
Glass Walker'ların doğal ortamı şehirdir. Uygarlıkla eskiden beri yakın bir bağı olan klan, diğer klanlar tarafından yoldan sapmakla ve toprağı terketmekle suçlanır. Onlar ise şehirleri orman, binaları ise ağaç olarak görürler. Gerçek olan bir şey varsa o da insan toplumu içinde güçlü konumda olan klan üyelerinin, Wyrm'ın başına büyük belalar açtıklarıdır.
185782
RED TALONS:
Red Talon'ların hepsi saf kurt ırkından gelir ve doğal olarak hepsi Lupus'tur. Sayıları son asırda çok azalan bu klan üyeleri insanlardan nefret ederler ve bu nefret haksız bir nefret değildir, sonuçta insanlar bu günkü durumu yaratmışlardır ve bazıları ölmeyi haketmektedirler. Ne yazık ki Red Talon'lar pek seçici değildirler...
SHADOW LORDS:
bu klanın büyük ideali, biraz klişe ancak, önce kurtdamları, sonrasında da dünyayı yönetmektir. Bu amaç için gereken her çeşit yola başvuran klan üyeleri, bu yolların bazen onları yozlaştırmasına pek aldırmazlar. Gölgelerden saldırmayı onursuz bulmazlar ve entrika çevirmeyi sanat haline getirmişlerdir. Bütün bunlar bir yana, asırlar süren çabaları sayesinde Shadow Lord'lar bir çok önemli savaşın kazanılmasını sağlamış, özellikle Doğu Avrupa' da vampirlerle yaptıkları mücadele kan emicilere önemli dersler vermiştir.
177101
SILENT STRIDERS:
Garouların gezginleri. Kökenleri Afrika ve Mısır'a uzanır. Bilinmeyen bir zamanda anayurtlarından ayrılan bu klanın üyeleri sürekli dünyayı (ve başka yerleri) dolaşırlar ve diğer kurtadamlara bilgi taşırlar,
hikaye anlatmayı en az Fianna'lar kadar severler. Bir Silent Strider gittiği her yerde saygı görür çünkü onların fedakarlığı ve çektikleri acılar diğer kurtadamlar arasında artık efsaneleşmiştir.
SILVER FANGS:
Her topluluğun yöneticileri, liderleri vardır. Silver Fang'ler Garou toplumunda bu boşluğu doldururlar. bu klan, soyu en köklü ve en eski kabiledir. Kurtadamların efsanevi fiziksel güzelliği ve yüceliği onlarda vücut bulur. Eski zamanlarda dünyayı kontrol edebilecek güce sahip klan, yapılan yanlışlar ve kaybedilen mücadeleler sonucu bu gücünün büyük bir kısmını yitirmiş ve bu günkü haline kavuşmuştur. Ne olursa olsun diğer bütün klanlar onların gücüne ve otoritesine hala saygı göstermektedirler.
114194
STARGAZERS:
Kurtadamların filozof klanıdır, çoğunlukla uzakdoğudan gelirler. Bilgelikleri ve iç dengelerini koruma yöntemleri diğer Garouların onlara saygı duymalarını için yeterlidir. Yalnız yaşamayı tercih ederler, belki de kimsenin onları dinlemeyeceğini ve anlamayacağını bildikleri için. Sürekli bir arayış içindedirler ama bu arayışları onlara dövüşmeyi unutturmamıştır.
UKTENA:
Amerika kökenli varlığını sürdüren iki klandan biridir. Kökleri Maya ve Azteklere dayanır fakat daha sonra Amerika kıtasına gelen asyalı ve afrikalıları da kabilelerine kabul etmişlerdir. Tüm Uktena'lar karanlık bir yol izler. Hiç bir Garou onların sırlarını tam olarak bilemez. Bilinen, onların Wyrm la özel bir savaşlarının olduğu ve bir şekilde onun karşısında bir bariyer olduklarıdır. Tabi ki düşmana bu kadar yakın olmak onlara karanlık bir taraf vermiş, diğer kurtadamlar tarafından dışlanmalarına
sebep olmuştur
178637
WENDIGO:
Amerikanın bu ikinci aktif klanıdır, kızılderili ırkından gelir. Topraklarını avrupadan gelen vampirlere kaptıran Wendigo'ların içinde hala kaybettikleri savaşın acısı vardır. Son derece gelenekçi olan bu klan, atalarının toprağını temizlemek için umutsuz bir savaş vermektedir. yabancılara karşı olan önyargıları bu güne kadar klanın saf kanını korumuşsa da, onları çok zorlu bir savaşın içine sürüklemiştir.
110051

KREMLİNDE HAYALET AVI


Rus Çarı Korkunç İvan`ın ruhu Kremlin`de ortaya çıktı. Putin`in ofisinde gezen ruh geri gönderilecek Rusya`nın başkenti Moskova`daki tarihi Kremlin Sarayı`nda son aylarda meydana gelen gizemli olaylar paniğe yol açtı. Kremlin`de çalışan görevliler,
Rus Çarı Korkunç İvan `ın ruhu Kremlin `de ortaya çıktı. Putin `in ofisinde gezen ruh geri gönderilecek
Rusya `nın başkenti Moskova `daki tarihi Kremlin Sarayı `nda son aylarda meydana gelen gizemli olaylar paniğe yol açtı. Kremlin`de çalışan görevliler, 16. Yüzyıl`da burada yaşamış olan ilk Rus Çarı olan `Korkunç İvan `ın hayaletinin sarayda gezindiğine inanıyor. Moskova halkı da, hayaletin özellikle Devlet Başkanı Vladimir Putin `in çalışma odasında geceleri hüküm sürmesi nedeniyle, Rus politikasını negatif enerjisi ile etkilemesinden endişe ediyor. Hayalet avcıları Putin`i, Korkunç İvan`ın gazabından korumak için harekete geçti. Hayaletin varlığına inanan ruh bilimci ve akademisyenler Putin`den ruhu kovmak için izin isteyecekler. Putin`in odasında eşyaların yer değiştirmesi gibi gizemli olayları dikkate alan ruh bilimciler İvan`ın ruhunu çağırıp ne istediğini öğrenmeye çalışacaklar.

18863399.jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxx

EN BÜYÜK TANIK AYNA
Moskova`da uzun bir süredir halkın dilinde olan `hayalet` olayını araştıran Alman Bild Gazetesi , bu konuda inceleme yapan Rus akademisyen Dr . Peter Goryaew ile görüştü. Söylentilerin ciddi olduğunu söyleyen Goryaew `Bu fenomenleri inceleyeceğiz. Çünkü bu tür hadiseler ülkenin politik gidişatını bile etkileyebilir` dedi. Goryaew, acımasızlığı ile bilinen `Korkunç İvan`ın eşyalarının bir kısmının Putin`in çalışma odasında olduğuna dikkat çekti. Goryaew, özellikle odada bulunan aynanın bir zamanlar burada yaşanan tarihe büyük tanıklık yapmış olduğunu, böylece geçmişteki enerjiyi hala üzerinde taşıdığını söyledi.
korkunc-ivan-musluman-miydi_o
KORKUNÇ İVAN KİMDİR
Rusya`nın ilk çarı olarak 16 Ocak 1547`de tahta çıkan IV. İvan acımasızlığı nedeniyle `Korkunç İvan` adını almış. Kendisine ihanet edenleri türlü acılarla öldürtmesi ile tanınan İvan, 8 yaşında annesi Elena zehirlenince öksüz kalmış ve hep kinle büyümüş. Kremlin Sarayı`nın içindeki St. Basil Katedrali`ni 1555-1560 yıllarında yaptırtan Korkunç İvan, bunun kadar güzel bir kubbe daha yapamasın diye Rus mimar Barma`nın gözlerini oydurmuştu.
ivan
Rus halkı tarafından kahraman ve devrimci olarak görülen İvan, ülkesinin toprak bütünlüğünü sağladıktan sonra Orta Asya `da yayılma politikaları izlemeye başlamıştı. Millet Meclisi oluşturan İvan aristokratların yetkilerini yasalarla kısıtlamıştı. İvan, Rusya`nın ilk gizli servisi Oprichniki`nin de kurucusudur.
Vasnetsov_Ioann_4

Dev Yılan Titanaboa

26 Kasım 2015 Perşembe

Kraken



Kraken Norvec ve Iceland civarinda yasadigi soylenen efsanevi bir canlidir. Efsanenin ilham kaynagi olarak boylari 13-15 metreye ulasan murekkep baliklari gosterilmektedir ama bu buyuklukte murekkep baliklari okyanus derinliklerinde yasarlar. 1780 ve 1890 yılları arasında gerçek olduğuda iddia edilir. hatta bazı fransızlar pasifik okyanusuna doğru giden gemilerinin bir daha dönemediklerini ve dönenlerin de gemiye dev bir ahtapotun saldırdığını iddia ederler ve fransızlar pasifik okyanusuna gidecek olan gemilerine canavar çıkar gitmeyin sakın diyerek uyarırlar . efsanesine göre ve gördüğünü iddia eden gemicilerin anlattıklarına göre kollarının uzunluğu 20 metre kafasının uzunluğu 10 metre toplamda 30 metre boyunda olan canavarın kollarının eni ise 15 metre kafasının eni ise 5 metre toplamda canavarın eni 20 metre yani canavarın boyu 30 metre eni ise 20 metredir .

tumblr_ma0bso8HFD1r5pjkqo1_1280The_Kraken kraken-lives-850x400
Titanik gemisinden kurtulanların söylediklerine göre titanik gemisi buz dağına çarparak batmadı bir ahtapot tarafından batırıldı denmesi efsaneyi daha da gerçekleştiriyor . pasifik okyanusunda batan gemilerden kurtulan kişiler ise tek bir kolunu geminin 10 metre tepesine çıkararak gemiyi tek bir koluyla batırdı ve mürettebatın çoğunu ilk önce boğarak ondan sonrada yutarak öldürdü denmesi de efsaneyi neredeyse gerçek kılmaktadır. ilk gerçek örneği 1895 yılında hawaii sahillerine vuran cansız bedeninin bulunmasıyla ortaya çıkmıştır ve bulunan bedeninin ölçüleri boyuda enide 30 metreye ve 20 metreye yakındır.
verne-attack tumblr_meqiizaftn1r6o9bmo1_500 the-kraken-existence2 the-kraken-existence5-550x309 mzl.oizostrz.320x480-75 kraken503 kraken1 Giant_octopus_attacks_ship ancestral_kraken_cover_by_kamikaye-d5d03n7 Colossal_octopus_by_Pierre_Denys_de_Montfort eca86ba0553013e93c5502

25 Kasım 2015 Çarşamba

Köylülerde 'Yaratık' Korkusu


Sakarya, Bilecik ve Bursa'ya bağlı birbirine komşu orman köylerinde, köpekleri yediği belirtilen ve ne olduğu bilinmeyen bir 'yaratık' konuşuluyor Yaratığın ilkbahar aylarından bu yana 50 kadar köpeği parçalayıp yediği, sadece baş ve ayaklarını bıraktığı ileri sürüldü. Deniz seviyesinden yaklaşık 700- 800 metre yükseklikte bulunan Sakarya'nın Pamukova ilçesine bağlı Ahiler Köyü, Bilecik'in Osmaneli ilçesine bağlı Ağalan, Adliye köyleri ile Bursa'nın İznik ilçesine bağlı Elmalı Köyü arasındaki üçgende dolaştığı ileri sürülen ve halk arasında 'canavar' olarak adlandırılan yabani hayvanın, ilkbahardan bugüne kadar yaklaşık 50 köpeği parçaladığı iddia edildi. Ağlan Köyü muhtarı Refik Zengin, 80 haneli köylerinde köpeklerinin, ne olduğunu bilmedikleri bir hayvan tarafından parçalandığını söyledi. Zengin, "Son bir ay içinde köyümüzde 5 köpek parçalandı. Komşu köylerimizde de bu korku var.

1484139_179524362245248_1665554586_n
Köpeklerin vücutları yeniyor, başı bırakılıyor" dedi. Ağlan Köyü'nde avcı Hasan Perk, ne olduğunu bilmedikleri hayvanın gece yarısına doğru köylerine kadar indiğini anlatırken, "Gece, köpeklerin havlaması ile uyandık. Ne olduğuna anlam veremedik. Ertesi gün komşumuzun iki köpeği kayboldu. Bunu kurt veya sırtlan yapabilir. Korku içindeyiz" dedi. Adliye Köyü muhtarı Ahmet Güz ise, köylerinde son 5 ayda bir çok av köpeğinin kaybolduğunu, ne olduğunu bilmedikleri yırtıcı hayvanın ormanda köpekleri parçalayıp yediğini, baş ve patilerini bulduklarını söyledi. Muhtar Ahmet Güz, şöyle konuştu: "Bu hayvan köyümüzün içine kadar inmeye, evlerin önünde bağlı köpekleri götürmeye başladı. Kaçırdığı köpekleri köyün etrafında ormanlık alanda yiyor. Bu kurt değil. Kurt olsa, koyun sürüsüne girer ve onları da alır. Bu hayvan sadece köpeklere saldırıp onları yok ediyor. Ne olduğunu bilemiyoruz. Ancak kar yağdığında izinden ne olduğunu tahmin edebiliriz. Ama köyümüze kadar inen bu yırtıcı hayvan kar yağdığında insanlara, diğer hayvanlara da saldırabilir.
fft2mm3932014
Endişe içindeyiz. Köyümüze kadar inen bu yabani hayvanın kar yağdığın ormanda yiyecek bulamazsa köyümüze inmeyeceğini kimse söyleyemez." Adliye Köyü'nde oturan ve köpeği parçalanan 67 yaşındaki Recep Demirci ise evinin bahçesinde kulübesinde bağlı olan köpeğinin gece saatlerinde zincirinin kopartılarak kaybolduğunu anlattı. Demirci, "Gece köpeğin sesini duymayınca çıkıp kulübesine baktım. Köpeği bağladığım zincir kopmuştu. Bir gün sonra komşunun köpeği de kayboldu. Köpeklerimizin ayaklarını köyün dışındaki ormanlık alanda köylülerimiz bulmuş. Bunu yapan hayvan kurt olabilir. Ama görmedik kesin bir şey söyleyemiyoruz" dedi.